Denizler altında rengarenk bir dünya Balıklar

Hollandalı bir doğa araştırmacısı olan Bleeker, 1870’li yıllarda dünya tarihi için önemli olacak bir ilke imza atıyordu. Yer, bugün Endonezya sınırları içerisinde bulunan Ambon adasıydı. Kiraladığı bir teknede balıkçıların tuttuğu balıkları adlandırmaya çalışıyordu. Bu, tarihte ilk kez oluyordu. Renkleri karşısında hayranlık duyduğu tropikal balıkları tüm detaylarıyla defterine çizen Bleeker, çok sayıda balığın da isim babası oldu.

Hiç tereddüt etmeden, masasının üzerindeki renk, desen ve şekil olarak birbirine benzemeyen balıkları ayrı türler olarak kaydediyordu. Ne Bleeker ne de ondan sonra gelen uzmanlar, yaptıklarından bir hata olduğunu düşünmediler. Oysa sınıflandırdıkları balıkların birçoğu birbirinin yavrusu veya anne-babasıydı. Ama bu, beraberinde başka bilmeceleri de getirmişti. Neden mercan resiflerinde bu kadar çok balık türü vardı? Neden bazı balık türleri yavru dönemden erişkin döneme geçerken şaşırtıcı bir değişim gösteriyordu? Bu bilmecelerin hepsi tam olarak cevaplanamamış olsa da farklı teoriler bilmeceleri çözmek için bilim dünyasını ateşliyor.

Yavru balıkların geleceği

Yavru balıkların kaderi, tamamen anne-babalarının çoğalma alışkanlıklarıyla belirleniyor. Çoğu türler açık suya yumurta bırakırken bir kısmı da yumurtalarını mercan resifine bırakarak onları koruyor. Yumurtadan çıkan larvalar, sığ sularda bir süre beslendikten sonra yavru formuna gelerek resife yerleşiyor. Bleeker’in o tarihte tahmin edemediği şey, bazı yavruların ana-babalarına benzememe ihtimaliydi.

Bin bir surat

Avcıların baskısı yüzünden yavruların çoğu, anne ve babalarının yaşadığı ortamda dolaşma imkanı olmuyor. Bu yüzden farklı ve korunaklı bir alanda yaşamak zorunda kalıyorlar. Yavruların besinleri bu nedenle birbirinden farklı olabiliyor. Bu yüzden bazı balıklar oldukça büyük değişikliklere sahip olabiliyor. Anne ve babasından farklı görünen şekli ve rengi, kendini daha iyi saklamasına yardım ediyor. Bu, en fazla lapin ve papağan balıklarında görülen bir özellik. Kimi türler, erişkin olana kadar üç-dört ayrı renk ve görünüme bürünebiliyor. Har farklı kostüm, büyüme sırasında değiştirdiği yaşam ortamlarında ona hayatta kalma şansı veriyor.

Zengin yaşamların olduğu tropik mercan resiflerinde balıkların büyüdükçe değiştirdikleri kostümleri edinmeleri uzun zaman aldı. Kostümü ortama uymayanlar zaten bugün yaşamıyorlar.

Anemon balığı

Çok sempatik ve hareketli okyanus balıklarıdır. Çizgi film kahramanı Nemo ile ünlerine ün katmışlardır. Anemon bitkileri duyargalarının üzerinde bulunan çok sayıdaki yakıcı kapsül, kendilerine herhangi bir şey dokunduğu veya sürtündüğü anda hemen açılır ve etkisi çok güçlü olan bir zehir salgılar. Bu, çoğu zaman zehiri alan canlının felç olarak ölmesine sebebiyet verecek kadar güçlü bir sıvıdır. Anemon bitkilerinin etki etmediği canlılar da vardır. Örneğin Anemon balıkları, Anemon bitkilerinin yakıcı kapsüllerinin arasında yaşayabilen nadir canlılardandır. Anemon balıklarının üzerinde bulunan “saydam madde” bitkideki bu yakıcı kapsülleri durdurabilecek niteliktedir.

Melek balığı

Bilinen en çarpıcı örneklerden biri melek balığıdır. Melek balığının renkleri ile yavrusunun renkleri birbirinden çok farklıdır. Çok etkileyici olan renkleri sayesinde kuytu ortamlarda saklanırken çok iyi kamufle olabilmesini sağlar. Sürekli olarak saklanmaya çalışır.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.