Daha sağlıklı bir yaşam için BAKLAGİLLER

En lüks restoranlarda yediğiniz yemek kimi zaman bir tabak etli kuru fasulyenin yerini tutmaz. Ya da mis gibi mercimek çorbasına biraz da limon sıkıp içmek gibisi var mıdır? Ekmeğini suyuna banıp da bezelye yemek için yaz mevsimini iple çekenler, baklayı zeytinyağlı pişirip yoğurtla tercih edenler, “Börülce mi? Bayılırım!” diyenler; siz kazandınız. Çünkü baklagiller hem kilo aldırmıyor hem de vitamin deposu olmaları sebebiyle pek çok hastalık için önlem oluyor.

‘Türk Mutfağı’nın vazgeçilmez lezzeti olan kuru baklagillerin her birinin aslında birer vitamin deposu olduğunu biliyor muydunuz? Sağlıklı beslenmede büyük rol oynayan baklagiller, aynı zamanda fit görünümünüzü korumak için de baş yardımcılarınızdan biri. Zeytinyağlı, etli ve farklı şekillerde yemekleri pişirilebilen baklagillerin bir kısmı yemiş olarak da değerlendirilebilir.   

Bu besinler füzyon mutfak teknikleri ve artan yemek çeşitleri nedeniyle gastronomik açıdan eski önemini korumuyor gibi görünseler de pek çok diyet reçetesinde başköşedeki yerlerini koruyorlar.

Toprağa hayat veren bitki

Leguminous bitkilerinin olgunlaşmış tohumlarına ‘baklagiller’ deniyor. Bu bitkilerin özelliğiyse şu; kökleri havadaki azotu biriktiriyor ve bu nedenle de ekilmiş oldukları toprakları zenginleştiriyor. Protein ve karbonhidrat deposu olan baklagillerin sağlık açısından önemi elbette ki yadsınamaz. Ancak yine de tüm yiyecekler gibi mevsiminde ve doğru pişirme yöntemleriyle pişirdikten sonra tüketilmeleri gerekiyor. Baklagillerin tanelerinin kabuklarında selüloz, iç kısımlarındaysa nişasta bulunuyor. Protein açısından oldukça zengin olmalarının yanı sıra et tüketmeyenler için günlük proteini de karşılayabiliyorlar. Öte yandan kalsiyum, demir ve B vitamini açısından da oldukça zenginler.

Diyette başrol oyuncusu

Dünyadaki tüm geleneksel diyetlerde önemli bir rol oynayan kuru baklagiller, hem çok besleyici hem de kalp hastalıklarını önleyici özellikleriyle dikkat çekiyor. Baklagillerin faydaları bununla da sınırlı değil; kötü kolesterolü düşürüyor, kan şekerini yükseltiyor, kabızlığı engelliyorlar. Kilo kontrolü konusunda oldukça yardımcı olan baklagiller, diyabet hastalarına önerilmelerinin yanı sıra metabolik açından da daha pek çok fayda sağlıyor. Baklagil çeşitlerinden en çok fasulye, nohut, mercimek, bakla ve bezelye tüketiliyor.

Protein deposu kuru fasulye

Baklagil denildiği zaman akla ilk gelenlerden biri olan kuru fasulyenin tam anlamıyla bir protein deposu olduğunu söyleyebiliriz. Öyle ki içerdiği hayvansal olmayan protein ve lifli yapısı ile vejetaryen beslenme için kuru fasulye biçilmiş kaftan. Sağlıklı beslenme reçetelerinde de çoğu zaman yer bulan kuru fasulye kemik yapısını da kuvvetlendiriyor. 

Mineral zengini nohut

Nohut da yine besin değeri yüksek baklagiller arasına giriyor ve oldukça fazla tüketiliyor. Özellikle kış aylarında daha çok tüketilen bir balkagil türü olan nohut, nişasta ve azot içermesinin yanı sıra demir, fosfat, fosfor, kalsiyum ve mineraller açısından oldukça zengin bir besin maddesi. 100 gram nohut, 360 kalori, yaklaşık 20 gram bitkisel protein, 5 gram yağ ve 61 gram karbonhidrat içeriyor.

Nohut, vücudu kuvvetlendirmesinin yanında, beyinsel ve zihinsel yorgunluğu gideriyor ve iştah açıyor. Bağırsakları yumuşatan ve idrar söktüren nohut, anne sütünü arttırıyor olmasıyla da önem taşıyor. Östrojen hormonunu dengeleyici etkisiyle nohut, özellikle menopoz dönemindeki kadınlar için son derece faydalı. Nohudu yemeklerde kullanabileceğiniz gibi leblebi şeklinde yemiş olarak da tüketebilirsiniz. Öte yandan nohudun toz haline getirip derideki yara ve kaşıntılara sürülmesinde de son derece fayda var.

Mercimek zararlı maddeleri kovuyor

Kırmızı ve yeşil olmak üzere iki ayrı türü bulunan mercimek de yine sağlık açısından son derece önemli. Lifli ve bol proteinli bir bakliyat olmasının yanında zihne güç vermesi ve bağışıklık sistemini güçlendirmesiyle de öne çıkan mercimek, kişiye enerji veriyor ve yorgunluğu gideriyor. Mercimek kalori değeri oldukça yüksek bir bakliyat olarak biliniyor ancak kandaki kolesterol oranını düşürüyor, kalbi güçlendiriyor ve vücuttaki zararlı maddelerin kolaylıkla atılmasını sağlıyor. B vitamini ve demir başta olmak üzere kalsiyum, manganez, sodyum, bakır, çinko ve fosfor mineralleri açısından da zengin olan mercimeğin çorbasının, köftesinin ve yemeğininse tadına doyum olmuyor.

B vitaminleri baklada

Tazeyken yeşil, kuruyken kahverengi olan bakla B1, B2, B6 ve K vitaminleriyle potasyum ve magnezyum mineralleri bakımından da oldukça zengin bir bakliyat türü. Böbrekler için son derece yararlı olan bakla, böbrek kumlarının ve taşlarının dökülmesi için doğal bir ilaç olarak tavsiye ediliyor. Taze ve kuru olarak tüketilebilen baklanın çiçekleri de yaprakları da kullanılabiliyor. Baklayı kabuklarıyla tüketmek, mineral ve vitamin kaybını azaltıyor ancak içerisinde fazlaca nişasta olması nedeniyle şeker hastaları için bu bakliyat önerilmiyor. Zeytinyağlı pişirilerek genellikle yanında yoğurt ile birlikte tüketilen baklanın Fava adı verilen ezmesi de yine Türk Mutfağı’nın zengin seçenekleri arasında yer alıyor.

Fava tarifi: Baklayı yıkayıp bir tencereye alın. Havuç, soğan ve sarımsağı temizleyip tencereye ekleyin. Malzemenin üzerini iki parmak geçinceye kadar su doldurup kaynatın. Su kaynamaya başlayınca üzerinde biriken köpüğü kevgirle alın. Zeytinyağı ilave ederek kısık ateşte kaynatmaya devam edin. Çırpma teliyle püre haline gelinceye kadar hızlı bir şekilde karıştırın. Doğranmış dereotunu ilave edin. Püre haline gelen karışımı yayvan bir kabın içine boşaltıp soğumaya bırakın. Üzerine limon sıkıp servis edin.

Bezelye neşe veriyor

Kansızlığı gideren bezelyenin kan kanserine karşı koruyucu bir etkisi olduğu söyleniyor. Bezelye, gıda değeri ve insana zarar vermemesi bakımından fasulyeden bile üstün. Taze bir şekilde pişirilip tüketilebildiği gibi dondurularak da saklanabiliyor. Hem etli yemeği hem de çorbası yapılabilen bezelye, pek çok yemeğin yanında garnitür çeşidi olarak da tercih ediliyor. İçerdiği protein, karbonhidrat, fosfor, potasyum ve A vitaminiyle çok önemli bir bakliyat olan bezelye, uykuyu düzene sokuyor, iştahı açıyor ve insanın ruhsal durumunu düzelterek neşeli olmasını sağlıyor. 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.